Boğazın eteklerinde, denizin mavisiyle, doğanın yeşiliyle bütünleşmiş bir semttir. 70lerde tek katlı evler kondurulmuştur yollarına, gecekondu demişler buralara. İçerisinde birçok genci barındırmış bu semt, memleketini koruyan, halkının bağımsızlığını isteyen canları barındırmış. O yüzden demişler halkına terörist bunlar diye. İnsanları aynı Anadolu kardeşliğini yaşatmaktadır burada. Bencillik, düzenbazlık yoktur, paylaşmayı bilir her insanı, tepesinde uçan martılar bile paylaşır bu semtle her şeyini.
Armutlu’nun etrafı kaybedilmiş, havuzlu bahçelerle, binbir çeşit arabalı otoparklarla, gökdelenlerle, villalarla çevrilmiş. İstemişler ki gecekondu mahallesini de alalım, orayı da işletme haline getirelim, cebimizi dolduralım. Konduların her bir taşında kanı varmış o halkın, direnmiş. Yıktırmamış yuvalarını. Bu sebeple başlamış baskılar, dayatmalar, yıldırmalar.
Semtin girişinde tanklar bulunur. Vakti zamanında semtin okullarını zapt etmiş bu tanklar. Çocukları ezmişler, analarına, babalarına işkence etmişler. Tek suçları Armutlu'da doğmakmış onların. Ama onlar yine direnmişler, çocuklar her şeyin bilincinde karşı çıkmış tanklara. Bu kondularda işçiler yaşar. Üç beş kuruşa geçimini sağlamaya çalışıp, çocuğunu okutmak ister bu işçiler. O işçilerin alın teri o semt.. Onların başka yerde yapamayacağını bile bile istemişler Armutlu’yu. Direnişin en güzelini yaratmış bu halk, canlarını feda etmekten çekinmeden.
Tüm bunlar olurken, yozlaştırılmaya çalışılan kitleler, haklı görmektedir devleti. Sanırlar ki gecekondular mafeder İstanbul’u. Sanırlar ki direnenler teröristtir. İstanbul’un taşını, toprağını, suyunu, havasını bozan kapitalizmin yapılarıdır. Evini yıktırmayan halk, yaşama hakkını, bağımsızlığını savunandır. Her şeyi emperyalistlerin yaptırımlarıyla algılayan kesimler, bu halk sizin için de direnmektedir.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder