27 Temmuz 2011 Çarşamba

" Panzerlerin Gölgesinde Büyüyemeyenler "

Önce kendimi bir polisin yerine koymak istiyorum. Görevdeyiz, yaptığım tek şey emirleri yerine getirmek. Sadece bağırıyorlar, kıza kıza, karşımızdakiler canımızı istermiş gibi. Karşımda çocuklar var, inadına emir yağdırıyorlar, " onlar hakediyor. " Vuruyorum, atıyorum, sıkıyorum.. Karşılığında kafama bir taş geliyor. Sebep? diyorum, kinleniyorum, susuyorum.

Kendimi eline taş alan çocuğun yerine koyuyorum. Söylemek istesem bir sürü tarih, olay sayarım. Ama ben sadece çocuğum, büyüklerim ya da ölmüşlerim ne yapmış bilsem bile, ben hala hayatın başındayım. Kendi başıma öğreneceğim çatışmaların sebebini. Elimde taş var, neden? Çünkü ben fakirim, çünkü ben ötekileştirilmişim, çünkü benim kardeşlerim beni düşman görüyor. Sebep mi arıyorum? Hayır, sebebi yok aslında, ben sadece bir çocuğum. Kafam kanıyor, boğazım yanıyor, nefes alamıyorum. Benim katillerim bana taş atan çocuk diyor, oysa ben sadece çocuğum..

Doğan Teyboğa, Silopi'de gaz bombası yüzünden hayatını kaybetti. Ona neden düşman oldular ya da o gün yaşanan çatışmanın sebebi neydi, umurumda değil. Doğan'ın kanatları 13 yaşında kırıldı, o sadece bir çocuktu.

Katil polis bir can daha aldı, bir çocuktan çıkardı hıncını, görev tamamdır.

Hiç yorum yok: